top of page

"Keşke Daha Önce Gelseydik"

Güncelleme tarihi: 10 May

Araştırmalar çiftlerin, ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşamaya başladıktan ortalama altı yıl sonra terapiye, aile danışmanına gittiklerini söylüyor.


Altı yıl...


Bir çocuk bu sürede doğup yürüyor, okula başlıyor; siz hâlâ aynı tartışmanın içindesiniz.

Bunu söylerken kimseyi suçlamıyorum, aksine, o altı yılda ne olduğunu bildiğim için içim sıkışıyor. Çünkü bu eylemsizlik kötü niyetten, umursamazlıktan değil... (Bu arada, makaleyi okuduktan sonra sesli olarak dinlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Şimdi devam edelim :) "Bu umursamazlık", çoğunlukla şöyle şeylerden geliyor:


"Hallederiz" umudu; her kavgadan sonra ortam biraz yumuşuyor, hayat devam ediyor, insanlar "belki hayat böyledir" diye düşünüyor. Umut güzel bir şey ama bazen şifa durduk yere olmuyor.


Utanç; evlilik kurumuna duyulan saygı bazen "kol kırılır yen içinde" kılığına bürünüyor. Yardım istemek zayıflık ya da derdini ortaya saçmak gibi hissettiriyor. Halbuki derdinizi ortaya ve herkese değil, güvenli bir alanda bir uzmana anlatacaksınız. Ama o dönem, utanç galib geliyor.


Fark etmemek; mesafe yavaş büyüyor, temas azalıyor, konuşmalar yüzeyselleşiyor, "biz zaten böyleyiz, meşrebimiz, huyumuz böyle" cümlesi sessizce eve yerleşiyor. Büyük bir kırılma görünürde yok, sadece küçük küçük derinleşen çatlaklar ve uzaklaşmalar var...


O altı yılda başka neler oluyor:

Aynı kavga tekrar tekrar yaşanıyor ama artık bir yüz göz olma durumu hakim. Savunma refleksi otomatikleşiyor, sertleştikçe sertleşiyor. Diyalog azalıyor, karşındaki konuşmaya başlamadan içinde cevapların hep hazır. Duygusal mesafe normalleşiyor. Kanepede ya da ayrı yatılan geceler umursanmıyorMUŞ GİBİ davranılıyor. En tehlikeli an da bu: artık acı vermiyor çünkü uyuşuyor ya da beklenti tükenmek üzere...


Sufi geleneğinde kalb cevherinin manevi güçlüklerinden biridir gaflet. Bilmemek değil, farkında olmadan geçip gitmek de gaflete dahildir. Altı yıl böyle gafletle geçiyor çoğunlukla; uykuda değil, ama tam da uyanık olmadan...



Peki ne yapmak gerek?

Büyük bir karar vermek zorunda değilsiniz. Bir terapist, aile danışmanı, ilişki koçu bulmak zorunda değilsiniz hemen. Ama şu soruyu sorun kendinize; "Biz, ilişkimiz, iyi miyiz gerçekten , yoksa alıştık mı bu hâle?"


Bu soruyu eşinize değil, önce kendinize sorun. Cevap sizi nereye götürürse götürsün, sormak başlı başına bir uyanıştır..


Altı yılı beklemek zorunda değilsiniz. Bu kadar kırılmadan önce bir destek almak, hem daha kolay hem daha etkili. Bunu çok kez deneyimledik; erken gelen çiftler "biz neredeyiz?" sorusunu birlikte daha kolay yanıtlayabiliyor. Geç gelenler ise önce hasarı tamir etmekle başlıyor, süreç uzadıkça uzuyor..


Biliyorum zor, o ilk adım.. Evet. Ama altı yıl öylece ilişkiyi eriterek beklemek de hiç kolay olmasa gerek...



Aile Danışmanı

Deniz Fatmanur Saraç



 
 
 

Yorumlar


"Deniz Saraç Eğitim & Danışmanlık I "Aile Rehberi"

Tüm Hakları Mahfuzdur. © 2017-2026

Yasal Uyarı:

www.denizsaraced.com ve www.ailerehberi.net sitelerinin içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. İlgili yasal işlem başlatma hakkına sahiptir. Bu İnternet Sitesinin her hangi bir sayfasına girilmesi ve yazıların paylaşılması halinde bu şartlar kabul edilmiş sayılır. 

© Copyright
bottom of page